Hafıza Nasıl Çalışır?
Birçok öğrenci “Benim hafızam zayıf.” ya da “Ne kadar çalışırsam çalışayım unutuyorum.” düşüncesine sahiptir. Oysa bilimsel araştırmalar göstermektedir ki hafıza, doğuştan güçlü ya da zayıf olan sabit bir özellik değildir. Hafıza; doğru öğrenme yöntemleri, düzenli tekrar ve etkili geri çağırma teknikleriyle geliştirilebilen dinamik bir sistemdir.
PUSULA'da her öğrencinin farklı bir başlangıç noktası olduğuna inanıyoruz. Bu rehberi kendi koşullarınıza göre uyarlayın ve gelişimi düzenli olarak takip edin.
Birçok öğrenci “Benim hafızam zayıf.” ya da “Ne kadar çalışırsam çalışayım unutuyorum.” düşüncesine sahiptir. Oysa bilimsel araştırmalar göstermektedir ki hafıza, doğuştan güçlü ya da zayıf olan sabit bir özellik değildir. Hafıza; doğru öğrenme yöntemleri, düzenli tekrar ve etkili geri çağırma teknikleriyle geliştirilebilen dinamik bir sistemdir.
Profesyonel koçluk sürecinde öğrencinin hafızasını değerlendirirken ilk olarak şu sorunun cevabı aranır:
Öğrenci gerçekten unutuyor mu, yoksa bilgiyi hiç doğru kodlayamadı mı?
Çünkü unutmanın önemli bir kısmı aslında öğrenememekten kaynaklanır.
Beynimiz her gün milyonlarca bilgiyle karşılaşır. Ancak bunların çok küçük bir kısmı uzun süreli hafızaya aktarılır. Bunun temel nedeni beynin enerji tasarrufu prensibiyle çalışmasıdır. Beyin, önemli olmadığını düşündüğü bilgileri kısa süre içerisinde silmeye eğilimlidir.
Öğrenme süreci üç temel aşamada gerçekleşir.
1. Kodlama (Encoding)
Bilgi ilk kez algılanır.
Öğrenci yalnızca öğretmeni dinliyorsa veya kitabı okuyorsa pasif öğrenme gerçekleşmektedir.
Ancak not alıyor, sorular soruyor, örnek çözüyor veya bilgiyi kendi cümleleriyle ifade ediyorsa aktif kodlama başlamaktadır.
Kodlama ne kadar güçlü olursa hafızanın temeli de o kadar sağlam olur.
2. Depolama (Storage)
Kodlanan bilgiler sinir hücreleri arasında yeni bağlantılar oluşturarak depolanmaya başlar.
İlk öğrenmeden sonraki 24 saat içerisinde tekrar yapılmadığında beynin önemli bir bölümü bu bağlantıları gereksiz kabul ederek zayıflatır.
İşte öğrencilerin “Dün biliyordum, bugün unuttum.” demelerinin temel nedeni budur.
3. Geri Çağırma (Retrieval)
Bilginin gerçekten öğrenilip öğrenilmediği geri çağırma aşamasında anlaşılır.
Kitabı okuyunca hatırlamak öğrenmek değildir.
Kitabı kapattıktan sonra bilgiyi anlatabiliyor olmak gerçek öğrenmenin göstergesidir.
Bu nedenle profesyonel çalışma sistemlerinde yalnızca tekrar değil, aktif hatırlama teknikleri kullanılır.
Koçluk çalışmalarımızda öğrencilere sıkça şu örneği veriyoruz.
Bir bilgiyi üst üste on kez okumak yerine;
- Kitabı kapatıp anlatmak,
- Kendine soru sormak,
- Mini deneme çözmek,
- Başkasına öğretmeye çalışmak
çok daha kalıcı öğrenme sağlar.
Çünkü beyin bilgiyi tekrar okumaktan çok, geri çağırmak için harcadığı çaba sırasında güçlendirir.
Bir diğer önemli nokta ise duygudur.
Duygusal olarak anlam yüklenen bilgiler beyinde çok daha güçlü depolanmaktadır.
Bu nedenle örneklerle öğrenilen, hikâyelendirilen veya günlük hayatla ilişkilendirilen bilgiler çok daha uzun süre hafızada kalmaktadır.
Yaklaşık 6.000’in üzerinde sınav öğrencisiyle yaptığımız akademik takiplerde gördüğümüz ortak sonuç şudur:
Unutkanlık problemi yaşayan öğrencilerin büyük çoğunluğu aslında yanlış çalışma yöntemleri kullanmaktadır.
Dolayısıyla hafızayı güçlendirmek; daha uzun süre çalışmakla değil, beynin doğal öğrenme mekanizmasına uygun çalışmakla mümkündür.
Birlikte yol haritası oluşturalım
Öğrenciye özel bir çalışma sistemi mümkün.
Hedeflerinizi, çalışma düzeninizi ve takip ihtiyacınızı birlikte değerlendirmek için bizimle iletişime geçin.
Bilgi alın