Çocuğa Motivasyon Nasıl Verilir?
Sınav hazırlık sürecinde velilerin en sık sorduğu sorulardan biri “Çocuğumu nasıl motive edebilirim?” sorusudur. Ancak profesyonel akademik koçluk açısından bakıldığında motivasyon, dışarıdan verilen birkaç güzel cümleyle kalıcı hâle gelen bir duygu değildir. Gerçek motivasyon; öğrencinin kendisini yeterli hissetmesi, ilerlediğini görebilmesi ve hedeflerine ulaşabileceğine inanmasıyla oluşur.
PUSULA'da her öğrencinin farklı bir başlangıç noktası olduğuna inanıyoruz. Bu rehberi kendi koşullarınıza göre uyarlayın ve gelişimi düzenli olarak takip edin.
Sınav hazırlık sürecinde velilerin en sık sorduğu sorulardan biri “Çocuğumu nasıl motive edebilirim?” sorusudur. Ancak profesyonel akademik koçluk açısından bakıldığında motivasyon, dışarıdan verilen birkaç güzel cümleyle kalıcı hâle gelen bir duygu değildir. Gerçek motivasyon; öğrencinin kendisini yeterli hissetmesi, ilerlediğini görebilmesi ve hedeflerine ulaşabileceğine inanmasıyla oluşur.
Bu nedenle başarılı bir veli, çocuğunu sürekli motive etmeye çalışan kişi değil; motivasyonunu koruyabileceği bir ortam oluşturan kişidir.
Koçluk sürecinde ilk olarak öğrencinin motivasyonunu düşüren faktörler analiz edilir. Çünkü motivasyon eksikliği çoğu zaman asıl problemin kendisi değil, başka bir sorunun sonucudur.
En sık karşılaşılan nedenler şunlardır:
- Sürekli eleştirilmek
- Gerçekçi olmayan beklentiler
- Başkalarıyla kıyaslanmak
- Plansız çalışma düzeni
- Başarısızlık korkusu
- Mükemmeliyetçilik
- Dijital dikkat dağınıklığı
- Yetersizlik algısı
Bu nedenler belirlenmeden yapılan “Hadi biraz daha çalış.” veya “Sen yaparsın.” gibi iyi niyetli cümleler kısa süreli etki oluştursa da uzun vadede davranış değişikliği sağlamaz.
Yaklaşık 6.000’in üzerinde sınav öğrencisiyle yaptığımız çalışmalar göstermektedir ki öğrenciler en çok bilgi eksikliğinden değil, sürekli yetersiz hissettirilmekten yorulmaktadır.
Profesyonel koçlukta uyguladığımız temel yaklaşım sonuç odaklı değil, süreç odaklı geri bildirimdir.
Örneğin;
“Bugün kaç net yaptın?”
yerine,
“Bugün planına ne kadar sadık kaldın?”
sorusu öğrencinin dikkatini sonuçtan sürece yönlendirir.
Çünkü akademik başarı, kontrol edilemeyen sonuçlardan değil; kontrol edilebilen günlük davranışlardan oluşur.
Bir diğer önemli konu ise övgü biçimidir.
Psikoloji araştırmaları göstermektedir ki zekâyı öven aileler yerine emeği öven ailelerin çocuklarında öğrenmeye karşı direnç daha düşük olmaktadır.
Bu nedenle;
“Sen çok zekisin.”
yerine,
“Bugün gerçekten planına sadık kaldığını gördüm.”
veya
“Vazgeçmeden devam etmen beni mutlu etti.”
gibi davranış odaklı geri bildirimler çok daha güçlü etki oluşturur.
Koçluk süreçlerinde velilere önerdiğimiz yöntemlerden biri de günlük akademik sorgu yerine haftalık gelişim görüşmeleri yapmalarıdır.
Her akşam “Kaç soru çözdün?” diye sormak yerine haftada bir kez;
- Bu hafta seni en çok zorlayan konu neydi?
- En çok hangi konuda ilerlediğini düşünüyorsun?
- Önümüzdeki hafta neyi farklı yapmak istersin?
gibi gelişim odaklı sorular öğrencinin kendisini değerlendirme becerisini artırmaktadır.
Unutulmamalıdır ki motivasyon, baskıyla büyümez. Güven ortamında gelişir. Çocuk ailesinin kendisine yalnızca başarılı olduğunda değil, zorlandığında da inandığını hissettiğinde öğrenmeye karşı çok daha güçlü bir iç motivasyon geliştirir.
Profesyonel koçluğun amacı yalnızca öğrenciyi sınava hazırlamak değil; aynı zamanda veliye, çocuğunun motivasyonunu besleyen doğru iletişim dilini kazandırmaktır.
Birlikte yol haritası oluşturalım
Öğrenciye özel bir çalışma sistemi mümkün.
Hedeflerinizi, çalışma düzeninizi ve takip ihtiyacınızı birlikte değerlendirmek için bizimle iletişime geçin.
Bilgi alın